Tekrar buradayım.
Asla gitmemiştin ki, sadece susuyordun.
Hayal ile gerçek neden birbirine bu kadar yakın?
Konuyu değiştiriyorsun.
Hayır, konuya geliyorum.
Öyle olsun.
Neden?
Gerçekten bilmek istediğin bu mu?
Çok daha fazlası ama sadece bu kadarını söyleyebiliyorum.
Bu kadarını duyalım öyleyse.
İlk defa bu kadar gerçek, bu kadar mükemmel bir hayal kurmuştum.
Söylediğin gibi bir hayal...
O kadar kusursuzdu ki onu bozmamak için dokunmaktan bile korkuyordum.
Peki ya şimdi?
O kadar mükemmeldi ki doğası gereği yok oldu.
Senin bir sorun, bir sorunun yok... Sadece konuşmak istiyorsun!
Sorun... Sorunum şu ki o hala burada, gitmedi.
Hani nerede?
5... belki 10 dakika önce burada, benimleydi.
Belki de daha uzun...
Ne demek istiyorsun?
Söylediğin gibi bir hayal...
Ne yani bunların hepsi bir hayal mi?
Öyle olmasını isterdin biliyorum... ama değil.
...
Gerçekler hayallerinle, hayaller gerçeklerinle olması gerektiğinden çok daha yakın.
Anlamıyorum... anlıyamıyorum....
...
Peki ya sen?
Zaten biliyorsun.












